Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

CAFER BİN YAHYA BERMEKİ

Cafer bin Yahya Bermekî Kimdir? Harun Reşid’in Veziri ve Bermekîlerin Trajik Sonu

36 yaşında idam edilen ve Abbasî halifesi Harun Reşid'in önde gelen devlet adamlarından Cafer el-Bermekî (D.758 - Ö.187/803), üstün bir âlim, zarif bir edip ve pek cömert bir zengin olarak tanınıp sevilmişti. Çeşitli yerlerde valilik ve komutanlık yapmış başarılı bir idareciydi. Halifenin çok sevip takdir ettiği bir yakını ve yardımcısıydı. Babası Yahya el-Bermekî ise Harun Reşid'in veziriydi.

Gençliği ve Saraydaki Yükselişi

Cafer bin Yahya Bermeki 767 yılında Medine'de doğdu. Babası Harunurreşid'in veziri Yahya bin Halid, annesi Abbasi ihtilalinde önemli rol oynayan kumandanlardan Kahtabe bin Şebib'in torunu Muhammed bin Hasan'ın kızıdır. Babası Yahya, oğlunun yetiştirilmesi görevini meşhur kadı Ebu Yusuf'a havale etti.

Cafer çocukluk ve gençlik yıllarını Abbasi sarayında geçirdi ve devrin önde gelen kişilerinden çeşitli konularda faydalandı. Çok iyi yetişmesi ve sahip olduğu edebi kültür sayesinde halifenin gözdesi oldu. Yakışıklı, nazik, iyi eğitimli, rafine bir gençti. Yetenekli bir idareciydi ve felsefe ile sanatta uzmandı.

Devlet Görevleri: Valilik, Komutanlık, Vezirlik

Cafer 176'da (792-93) Ebu'l-Heyzam'ın isyanı üzerine halife ile birlikte Suriye'ye gitti. Humus'ta çıkan bir karışıklığı bastırdı. Aynı yıl batı eyaletleri valiliğine tayin edildi. Mısır Valisi Musa bin Isa zalimce davranışları sebebiyle azledildi ve yerine Cafer getirildi. Fakat Cafer Mısır'a gitmeyip yerine babasının tavsiyesi üzerine Ömer bin Mihran'ı gönderdi.

Suriye'den döndükten sonra Horasan ve Sicistan valiliğine tayin edilen Cafer yirmi gün sonra halifenin muhafız birliğinin kumandanlığına getirildi. Cafer halifeye her hususta yardımcı oluyor ve bazen ona vekalet bile ediyordu. Divan-ı Resail'de halife adına yazılacak mektup ve fermanları kaleme alıyor ve bazı mahkemelerde hazır bulunuyordu.

Bu idari görevlerinin yanında veliaht Me'mun'un hocalığını da yaptı. Me'mun Horasan valiliğine tayin edilince Cafer de ülkenin doğu eyaletlerinin idaresinde söz sahibi oldu. Böylece devlet idaresi babaları Vezir Yahya sayesinde merkezde, oğulları sayesinde de eyaletlerde Bermekiler'in eline geçmiş bulunuyordu.

Harun Reşid ile Yakınlığı ve Devlet Yönetimi

Cafer’in Harun’un Huld sarayının bir kanadında kendi dairesi vardı. Haftada iki kere halifeyle şarap içerdi ve ne kadar sarhoş olursa olsun ertesi sabah erkenden kalkar ve resmi görevlerini eşsiz bir zekâ ve çabuklukla icra ederdi.

Sorun çözmekte ustaydı. Mısır valisi olarak hizmet etmiş, Harun’un özel elçisi olarak Suriye’ye giderek düşman hiziplerin birbirinin boğazını kesmesini engellemiş, istihbarat ağını idare etmiş, hükümdarlığın dokuma imalathanelerini denetlemiş ve darphaneyi yönetmişti. Uzun yıllar boyunca saltanatın mührünü de taşımıştı.

Bugünkü modern devlet yönetimi açısından baktığımızda fiilen maliye bakanı, ulusal güvenlik danışmanı ve dışişleri bakanıydı. Görevlerinde inanılmaz başarılı olan Cafer bir gece içinde Harun’un nezaretinde, “halifeye sunulan tüm tezkereler hakkında binden fazla karar vermiş ve hiçbiri kanunun izinden ayrılmamıştır.”

Karakteri ve İlim Hayatı

Yüksek yakaları ve şık giyimiyle Bağdat’ta erkek modasını belirliyordu. Saray mensupları da onun tarzını taklit edip nakışlı türbanla örtülü başlık takıyordu. Konuşmasındaki zarafet geç İngiliz Rönesans’ının kusursuz süslü ifadeleriyle boy ölçüşecek nitelikteydi.

Örneğin, ne zaman bir devlet görevlisi bir hatasından dolayı özür dileyecek olsa Cafer, “Size bahşettiğimiz afla Allah bizden özür dileme yükümlülüğünüzü ortadan kaldırdı; ancak sizinle dostluğumuz karakteriniz hakkında olumsuz bir fikir edinmemize izin vermeyecek kadar derin” cevabını verirdi.

Astronomi ve alanla da uğraştı. Şiire ve müziğe çok meraklıydı. İshak Musuli'ye göre kendisi de bir müzisyendi. Dönemin en ünlü müzisyenleri olan İbrahim Musuli ve rakibi İbn Cami'nin de bulunduğu müzisyenler Cafer'in desteğinden yararlandı.

Abbase ile Evlilik ve Bermekîlerin Sonu

Harun Reşid, Cafer'i ve çok sevdiği kız kardeşi Abbase'yi yanından hiç ayırmazdı. Sohbet meclisinde onları da hazır bulundururdu. Harun, Cafer ile Abbase'nin aynı meclis ve sofrada meşru olarak buluşup görüşmelerini sağlamak için, Cafer'e çok fazla yaklaşmamak şartıyla Abbase'yi nikâhlama teklifinde bulundu. Cafer'in kabulü üzerine, Abbase'yi onunla nikâhladı.

Cafer ve Abbase, sohbetlerden sonra Harun kalkıp gidince başa kalırlardı. Cafer verdiği sözün gereği Abbase'ye ilişmiyordu. Fakat Abbase rahat durmadı. Bir fırsatını bularak, zayıf bir anında Cafer'e nikâhın gereğini yaptırdı ve Cafer'den hamile kalarak bir oğlan çocuğu doğurdu. Halifeden korkan Abbase, çocuğu gizlice Bağdat'tan Mekke'ye gönderdi.

Harun Reşid o sene hacca gitmiş ve işin gerçeğini öğrenmişti. Bu duruma fena halde sinirlenmişti. Cafer'in artan kudreti, nüfuzu, bazı icraatları ve harcamaları da halifeyi ürkütüyordu. Nikâhın neticesi ise bardağı taşırdı.

İdamı ve Bermekîlerin Tasfiyesi

186 (802) yılında hacca giden halife yanına oğullarını, vezirini ve oğullarının hocalarını da almıştı. Hac dönüşünde halife Enbar yakınında Umr'da konakladı. Mesrur el-Hadim'e Cafer bin Yahya'nın derhal idam edilmesi emrini verdi. Bu emir üzerine Cafer idam edildi (1 Safer 187 / 29 Ocak 803).

Babası Yahya ile kardeşleri de hapse atılarak Bermeki ailesinin iktidarına son verildi. Cafer bin Yahya'nın aniden idam edilmesi kaynaklarda halifenin kız kardeşi Abbasa ile olan gizli aşk macerasına bağlanmaktadır. Ancak Cafer'in idamını Bermekiler'in bertaraf edilmesinden ayrı düşünmek ve yalnızca bu sebebe bağlamak mümkün değildir.

Derler ki, Cafer'in babası Yahya o yıl hac sırasında Kâbe'nin kapısında şöyle dua etmişti: 'Allahım! Eğer beni günahlarım yüzünden cezalandıracaksan, çoluk-çocuğum ve mallarımı almakla da olsa senin rızana ulaşmam için cezamı dünyada ver, ahirete bırakma.' Yahya'nın duası kabul edilmişti. Oğlu Cafer idam edilmiş, kendisi de hapiste ölmüştür.

Kardeşi Fadıl ve Bermekî Kardeşler

İzleyen yıllarda oğulları Fadıl ve Cafer de art arda baş gösterip devleti tehdit eden krizleri göğüsleyip çözüme kavuşturmuştur. Mizaçları birbirinden çok farklı olmasına rağmen bu iki kardeş birbirine çok yakındı. Fadıl oldukça ketum biriyken Cafer daha rahat, neşeli bir adamdı. Her ikisi de halife tarafından seviliyordu.

Yahya 799’da devlet hizmetinden ayrıldığında yerine zaten “Küçük Vezir” olarak tanınan Fadıl geçti. Rekabet kaynaklı hiçbir kıskançlığın Yahya’nın oğulları arasındaki kardeşlik bağını bozamadığı görülüyor. Harun, Yahya’ya Fadıl’ın hükümdarlık mührünü Cafer’e devretmesini istediğinde, Fadıl babasına şu cevabı yazdı: “Emirü’l Müminin’e itaat ediyorum. Kardeşimin refahı benim için bir kayıp değildir ve onun yükselebileceği hiçbir mertebeyi kendi payımdan alınmış görmem.”

İlgili Yazılar

Kaynak:
1- Yusuf Yavuz, Semerkand Dergisi
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi
3- Benson Bobric, Halifenin İhtişamı (Doğan Egmont: 2016)
4- Taberî, Tarih-i Taberî

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayata,tarihe ve gündeme dair derinlikli          yorumla Köşe yazılarımızda buluşalım Her yazıda farklı bir perspektif, her ...