Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

ŞEMSKİ, ADEMİ VE GAWESTİYAYİ

Kökleri, Sâsânî coğrafyasının önde gelen ilim ve sanat merkezlerinden biri olan Belh’e (günümüzdeki adıyla Mezar-ı Şerîf) dayanan Şemskanlılar, tarihî süreç içerisinde Şam, Arabistan ve İran güzergâhını takip ederek Doğu Anadolu’ya yerleşmiş, uzun ve köklü bir geçmişe sahip aşiretî bir topluluktur. Bu tarihsel süreç, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde sosyo-ekonomik, kültürel ve politik açılardan kısmen farklılaşmalar göstermiştir. Söz konusu farklılaşmanın temel nedeni, farklı zaman dilimlerinde ve farklı coğrafyalarda meydana gelen ayrılmalar, kopmalar ve yeniden yerleşme hareketleridir.

1. Göç Güzergâhları ve “Gawestî” Adlandırmasının Ortaya Çıkışı

Hamza Bey komutasında Irak’tan ayrılan Şemskanlıların ilk konakladıkları yerleşim yeri, Perwarî yakınlarındaki Delavê Meğela olmuştur. Hakkâri ve Mardin bölgelerinde yaşanan savaşlar ile toplumsal hareketlilikler nedeniyle göç yeniden başladığında, grubun bir kısmı kış şartlarının ağırlaşması sebebiyle Hizan’ın Giran ve Bali köylerinde konaklayarak baharı beklemiş; akabinde bu bölgeden ayrılmayarak yerleşik hayata geçmiştir. Bu gruba, “öküzleri yorulmuşlar” anlamına gelen Gawestî adı verilmiştir.

Van’ın doğusu, Hakkâri ve Siirt topraklarında hüküm süren Mahmûdiyân Beyliği döneminde Şemskanlılar, ağırlıklı olarak Yezidî inancını benimseyen aşiretlerle bir arada yaşamışlardır. Osmanlı arşiv kayıtlarında Şemskanlılar, “Şemskan veya Şemski Aşireti. Haymenişin Ekrâd taifesinden, Mahmûdiyân Hakkâri Sancağındandır” şeklinde zikredilmektedir.

Bu dönemde Şemskî kolları Van’ın Mahmûdiye bölgesi, Bitlis-Hizan, Siirt, Batman, Hakkâri ve Mardin civarına yerleşerek varlıklarını sürdürmüşlerdir. Mahmûdiyân idaresindeki Yezidî aşiretlerden Pinyanişî, Şikakî, Takurî, Sikuftî ve Sipkî aşiretleriyle birlikte yaşayan Şemskanlıların, bu aşiretlerin sosyal ve kültürel yapısına oldukça yakın oldukları, bir kısmının yakın döneme kadar konar-göçer (koçer) hayat tarzını devam ettirdikleri saha araştırmaları ve sözlü tarih görüşmeleri ile tespit edilmiştir.

Bazı kaynaklar, Mahmûdîler idaresinde Şikakîlerle birlikte yaşayan aşiretleri şu şekilde sıralamaktadır: Yezidî olanlar Raşî, Mendekî, Baravî, Bele ve Kürtîler; Müslüman olanlar ise Şikakî, Takurî, Şavlî, Ademî-Şemskî, Mukrî, Livî ve Siçarîxî aşiretleridir.

2. Mezhepsel Farklılaşma: İran Sahasındaki Şemskanlılar

Osmanlı döneminde gerçekleşen kopma ve ayrılmalar neticesinde, aynı gruba mensup bir kısım Şemskanlı, İran topraklarında kalarak zamanla Şiîliği benimsemiştir. Günümüzde İran’da Şiî ve Yezidî inancına mensup Şemskî grupların varlığı, İran’da yaşayan Şemskanlı üyelerle yapılan görüşmelerle teyit edilmiştir.

Maraş bölgesinde, özellikle Elbistan’da yaşayan ve kendilerini Sinemilî Şemskanlılar olarak tanımlayan grubun da bu kola bağlı olduğu tahmin edilmektedir. Şiî Şemskanlılar, Osmanlı’nın Safevîlerle yaptığı savaşlarda Osmanlı’ya biat etmeyerek savaşa katılmayı reddettikleri için, Osmanlı yönetimi ve Osmanlı tarafından desteklenen Sünnî aşiretler tarafından sürekli baskıya maruz kalmışlardır.

3. Şemskanlı Alt Grupları ve Bölgesel Dağılım

Şemskanlılar yaşadıkları bölgelere ve tarihsel hadiselere bağlı olarak çeşitli alt isimlerle anılmaktadır:

a) Gawestî Şemskanlılar: Cizîre Botan, Mardin-Ömeriye, Arabi Dağı çevresi, Berrîye, Hasankeyf, Silvan, Batman ve Botan’dan göç ederek Hizan, Van, Siirt ve Batman yörelerinde kalan Şemskanlı grubudur. Günümüzde Şemskanlılar ağırlıklı olarak Ağrı, Van, Muş, Kars ve Erzurum’un bazı bölgelerinde yaşamaktadır. Kendi aralarında Ademî, Gaçelengî (öküzleri hızlı ve güçlü), Mamzedî, Kuvoyî/Kuvî, Meterî, Kedalî, Hamzabegî gibi adlarla anılsalar da nihayetinde tümü Şemskanlı üst kimliğine mensuptur.

b) Ademî Adlandırmasının Kökeni: Osmanlı döneminde Hasanan ve Haydaran aşiretleriyle akraba olan Adaman Aşiretinin yoğun olarak yaşadığı Diyadin ve Doğubeyazıt karyelerinin bağlı olduğu sancakta yaşayan aşiretlere Taife-i Ademanlu denilmesi nedeniyle, bu sancakta ikamet eden Şemskanlılar da kendilerini Ademî olarak tanımlamışlardır. Bu tanımlamanın en önemli sebeplerinden biri, söz konusu sancağın liderlerinin Şemskanlı olmasıdır.

4. Arşiv Belgelerinde Ademî/Şemskî Oymakları

Derviş Paşa’nın 1862 yılında takdim ettiği layihada, Van ve çevresindeki aşiretlere dair malumatta Taife-i Ademanlû veya Ademî oymakları ve hane sayıları şu şekilde kaydedilmiştir:


Huvaydanlı


Kalkan veya Kalkî


Mikanliyan


Merviyan


Yekran


Zet’ubî yahut Zet’uyan


Askî veya Asikan


Şeyhkî veya Şeyhan


Caf’uyî veya Cafu’yan


Şemskî veya Şemskan


Keskî veya Kaskan


Tacduyî veya Tacduyan


Toplam Hane


2000


Not: Şemsikî, Baduyî, Kemaskî ve Tacduyî taifeleri Bayezid’e tabi Zur Ova karyesinde sâkin olduklarından bunlara Zur Ovalı dahi ıtlak olunur.

Haydaranlu ve Sepkî (Sipkî) aşiretlerinin İran’dan Van’a intikali esnasında meydana gelen karışıklıklar nedeniyle, bazı aşiretlerin güvenliğini sağlamak amacıyla Şemskî Aşireti 28 Ağustos 1866 tarihinde Van’ın Karasu Nahiyesi’ne yerleştirilmiştir.

Ademîlerin bir kısmının da Gawestî Şemskanlıları ile birlikte Van’ın doğu kesiminde, çoğunluğu Yezidî aşiretlerden müteşekkil Mahmûdiyân Beyliği yönetimi altında yaşadıkları tespit edilmiştir. Osmanlı tahrir kayıtlarında Şemskanlılar için “Mahmûdiyân Beyliği’ne bağlı haymenişin Ekrâd taifesinden, Hakkâri Sancağı’na bağlı aşiret” ifadesi kullanılmaktadır.

5. Yabancı Seyyahların ve Kaynakların Kayıtları

Dr. Fritz, Van bölgesindeki Şemskanlıların reisinin Hamza Bey ailesi olduğunu belirtmektedir. Fritz ayrıca Şikaklara bağlı kabileleri sıralarken diğer aşiretlerle birlikte şu isimleri zikreder: 1- Takurî, 2- Şevî, 3- Ademan, 4- Reşikan, 5- Baravî, 6- Şemsıkî, 7- Mukurî, 8- Livî, 9- Sıçarıki, 10- Mendıkî, 11- Balekurdî. Şikakîler, Eyyûbîler döneminde Eyyûbî Devleti’nin öncü kuvvetleri arasında yer almıştır. Şemskanlıların Şikakîler ile birlikte Fınnık Kalesi’nde yaşadığı dönemde liderlerinin Abbas Han olduğu rivayet edilmekle birlikte, Abbas Han’ın Şemskanlı mı yoksa başka bir aşiretten mi olduğuna dair arşivlerde net bir bilgi bulunmamaktadır.

6. 19. ve 20. Yüzyıldaki Göç ve Tehcir Hareketleri

Ağrı ve Van yöresine yerleşen Şemskanlılardan bir kısmı, özellikle Melhem Ağa’nın torunları, 1639’dan itibaren devam eden Osmanlı-Rus Savaşları sırasında Ermeni ve Yezidî grupların desteğiyle Ağrı ve Van’ın bir kısmının işgal edilmesi üzerine, bazı Dilxeranlı, Beskanlı ve Cemedanlu aşiretleriyle birlikte Erivan’a sürgün edilmiş veya kendileri göç etmek zorunda kalmıştır. Ancak 1 Haziran 1915’te başlayan Tehcir Kanunu ile bu aileler yeniden günümüz Türkiye topraklarına dönmüşlerdir.

Sonuç

Şemskanlılar, Belh’ten Doğu Anadolu’ya uzanan geniş bir coğrafyada, tarihî kırılmalar, savaşlar ve siyasî değişimler neticesinde farklı alt gruplara ayrılmış; Gawestî, Ademî, Sinemilî gibi yerel adlandırmalarla anılmışlardır. Yezidî, Sünnî ve Şiî inanç mensuplarını bünyesinde barındıran bu aşiret, Mahmûdiyân Beyliği’nden Osmanlı idarî taksimatına, oradan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hem konar-göçer hem yerleşik hayat sürmüş; arşiv vesikaları, layihalar ve sözlü tarih anlatılarıyla varlığını belgelemiştir. Konu üzerine yapılacak müstakil arşiv ve saha çalışmaları, Şemskanlıların etnik ve mezhebî çeşitliliğini daha net ortaya koyacaktır.


Kaynakça

Osmanlı Yönetimindeki Oymak ve Aşiretler, s. 134-135.

BOA, İ.DH, 567/39502, (Ru. 16/Ağu./1282) 28 Ağustos 1866.

Şeyhmus Bingül, Derviş Paşa, a.g.e., s. 105-171.

Dr. Fritiz, Tarih-i Kacariyin, s. 19-32.

Osmanlı Tahrir Kayıtları, Hakkâri Sancağı, Mahmûdiyân Beyliği’ne dair defterler.

İran’da yaşayan Şemskanlı üyelerle yapılan sözlü tarih görüşmeleri, 2023-2024.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayata,tarihe ve gündeme dair derinlikli          yorumla Köşe yazılarımızda buluşalım Her yazıda farklı bir perspektif, her ...