Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

ERİVAN, GÜMRÜ, TALİN VE TEZEKEND ŞEMSKİLERİ

 Aşağıdaki bilgilere ilaveler yapılacaktır. 

1829 Edirne Antlaşması Sonrası Kürt Aşiret Göçleri: Şemskiler ve Bağlı Aşiretlerin Sözlü Tarihine Göre

1829 tarihli Edirne Antlaşması, Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Doğu Anadolu’da önemli toprak kayıplarına ve siyasi değişimlere yol açtı. Bu gelişmeler, özellikle yarı göçebe Kürt aşiretlerini derinden etkiledi ve göç hareketlerini tetikledi.

Kürt aşiretlerinin sözlü anlatımlarına ve aile kayıtlarına göre, Van, Doğubayazıt (Bayazet), Diyadin, Ağrı, Kars ve Erzurum çevresinden yaklaşık 3000 aile, Gümrü (Gyumri), Şirak, Tavşut (Tezekend), Talin ve Erivan’ın çeşitli bölgelerine yerleşti. Bu göç, antlaşmanın yarattığı belirsizlik ve yeni otlak arayışıyla ilişkilendirilir.

Göç eden ailelerin büyük bölümü şu aşiretlerden oluşuyordu:

  • Şemski (Şemskan)
  • Brukan (bazı kolları)
  • Zilan
  • Dılheyran
  • Cemaldini
  • Beski
  • Redkan
  • Kaskanlı

Şemskiler ile Brukan ve Dılheyran aşiretinin bazı kolları özellikle Gümrü’ye bağlı Şirak bölgesinde, Tezekend Köyü, Talin kazası, Qazmina Jorin, Kazmina Jêrin ve Topa Pirê Keleşbeg gibi yerleşimlere yerleşti. Burasını kışlak olarak kullandılar; yaylak olarak ise Elegez Dağı ile Şirak yaylalarını tercih ettiler. Bu bölgelerde yarı göçebe yaşamlarını bir süre devam ettirdiler.

1917 Ekim Devrimi ile Rusların bölgeden çekilmesi, Ermenilerin silahlanmasına ve yerleşik Kürt nüfusa yönelik baskılara zemin hazırladı. Sözlü anlatımlara göre bu dönemde büyük katliamlar yaşandı ve Kürt aşiretleri göçe zorlandı. Şemskiler başta olmak üzere birçok Kürt aşireti, Kars üzerinden Anadolu’ya geri dönmek zorunda kaldı.

Bu sayfada, özellikle göç eden Şemskiler ve bağlı kolların sosyal yapısı, aile biyografileri, gelenekleri ve sözlü tarih kayıtları derlenmiştir. Amacımız, bu aşiretlerin Kafkasya’daki varlığını ve yaşadıkları göç serüvenini nesilden nesile aktarılan hatıralar üzerinden belgelemektir.

Bu araştırma, aşiret içi nesilden nesile aktarılan bu anlatımlar, Aşiret tarihi yazımında önemli bir yer tutar ve bölgedeki etnik-kültürel dinamikleri anlamak açısından değerlidir.


Bu guruba dahil olan Şemskiler Mala Melhem Ağa diye bilinir.

Mehem Cihan'nın(Cano) oğludur Cihan da MeleUnus'ın(Yunus) oğludur. Bu zatlar hakkında maalesef yazılı kaynak tutulmadığından fazla bilgi bulunmamakta ve tamamen sözlü anlatımlara dayanmaktadır.

Yine sözlü beyanlara göre Melhem Ağanın 1715 ile 1800 yılları arasında İranın Salmas şehrine bağlı Melhem Köyünde yaşadığı ve köyün kurucusu olmakla köye adının verildiği anlatılmaktadır. Bu konuyu araştırmak üzere 2014 yılında İran'a gidip bu köyde yaptığımız araştırmada, köyün nüfusunun % 80'i Hamza Begi Şemskilerinden oluştuğunu gördük. Kendi ifadelerine göre önce köyde yaşamış Şemskiler varmış ancak nereye ve ne zaman gittikleri hakkında bilgi sahibi değillerdi. Sadece Köyün eskiden beri Şemski köyü olduğu rivayet edildiğini beyan ettiler.

ŞEMSKANLI MELHEMİN OĞLU MELE MIHEMED (MIHO)

1750-1825 Yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. İyi ilim aldığı, Doğu Beyazıtın Xarık(Esnemez) Köyünden Erivana tahsil için giden Şemskanlı Feqi'nin Mele Mıhemed yanında eğitim aldığı rivayet edilmektedir.

Mele Mıhemed'in  İBRAHİM, RESUL, İSO YANİ İSMAİL VE ABDULCELİL  isminde dört oğlu olmuştur.


DETAYLAR GELİYOR......

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayata,tarihe ve gündeme dair derinlikli          yorumla Köşe yazılarımızda buluşalım Her yazıda farklı bir perspektif, ...