Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

HACI DIRBAS HAN'IN OĞLU SADUN BEY

 



Hacı Dırbas Xan Oğlu Sadun Bey: Doğu Anadolu'da Aşiret Liderliği ve Bölgesel Dinamikler (1845-1920)

Giriş
Bu çalışma, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında Doğu Anadolu Bölgesi'nin sosyo-politik yapısında önemli rol oynamış bir aşiret lideri olan Sadun Bey'in hayatını, faaliyetlerini ve bölgesel olaylar karşısındaki tutumunu akademik bir bakış açısıyla incelemektedir. Şemskanlı aşiretinin önde gelen figürlerinden Hacı Dırbas Xan'ın oğlu ve İsa Bey'in torunu olarak 1845 yılında Van'ın Özalp ilçesine bağlı Karahisar köyünde dünyaya gelen Sadun Bey, Osmanlı-Rus rekabeti, aşiretler arası ilişkiler ve bölgedeki demografik değişimler gibi karmaşık süreçlerin tanığı ve aktörü olmuştur. Bu metin, Sadun Bey'in şahsında Doğu Anadolu'daki aşiret liderliğinin özellikleri, Hamidiye Alayları'nın rolü ve bölgedeki çatışma ortamının etkileri üzerine bir değerlendirme sunmaktadır.

Ailesel Kökenleri ve Erken Dönem
Sadun Bey, köklü Şemskanlı aşiretine mensuptur. Babası Hacı Dırbas Xan ve annesi Telli Eyşan'dır. Ailede kendisinden başka Hasan Bey, Ali Bey ve Ziya adında üç kardeşi daha bulunmaktaydı. Ziya Bey'in akıbeti hakkında kayıtlı bir bilgi bulunmamakta ve "kayıp" olarak geçmektedir. Babası Hacı Dırbas Xan'ın 1892'deki vefatı üzerine, o tarihte 40 yaşında olan Sadun Bey, aşiretin liderlik pozisyonunda etkinleşmeye başlamıştır.[1]

Sadun Bey, Özalp Kaymakamlığı görevini yürütürken, kardeşi Hasan Bey Binbaşı rütbesiyle Hamidiye Alayları'nda görev yapmaktaydı. Bu durum, ailenin hem sivil idarede hem de askeri teşkilatlanmada güçlü bir konumda olduğunu göstermektedir. Sadun Bey ailesiyle Karahisar'da yaşarken, Hasan Bey'in ikametgahı günümüzde Gürpınar'a bağlı Elaçmaz Köyü (eski adıyla Selexane) idi. Sadun Bey adına Karahisar köyünde inşa edildiği torunları tarafından ifade edilen bir saray, ailenin ekonomik ve sosyal gücünün bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.[2]

Sadun Bey'in kişiliği, dönemin anlatılarında "mülahim" (yumuşak huylu) ve yardımsever olarak betimlenirken, kardeşi Hasan Bey'in "oldukça sert ve katı" bir mizaca sahip olduğu belirtilmektedir. Bu farklı mizaçlar, aşiret liderlerinin çeşitli durumlar karşısında farklı yaklaşımlar sergileyebildiğine işaret etmektedir.[3]

Bölgesel Olaylar ve Yezidi Desteği
Sadun Bey'in bölgesel etkileri, özellikle 1904-1906 yılları arasında meydana gelen olaylar bağlamında belirginleşmektedir. Bu dönemde Osmanlı Devleti'nin, bazı Yezidi köyleri ile Şemskanlı köylerine yönelik kaçakçılıkla mücadele gerekçesiyle düzenlediği operasyonlar, büyük can kayıplarına yol açmıştır. Bu saldırılardan Sadun Bey'in Karahisar'daki köyü de ciddi şekilde etkilenmiştir. Yaşananlar üzerine Sadun Bey'in aşiretini toplayarak İran'a geçtiği ve bir süre orada kaldığı ifade edilmektedir.[4]

Bu olaylar sırasında, Zoqoranlı aşiretinin lideri ve ünlü Yezidi kahramanı Jahangir Axa (atının adı Kafır Hırço), Osmanlı askerleri ve Aşuri (Hıristiyan Kürtler) tarafından gerçekleştirilen katliamlar karşısında Rusya'ya sığınmak üzere yola çıkmış; ancak yolu kesilmiştir. Jahangir Axa'nın Sadun Bey'den yardım istemesi üzerine, Sadun Bey ve Hüseyin Beyê Takuri'nin Yezidilere yardıma koştuğu ve çıkan çatışmada Osmanlı askerleri ile Aşurileri mağlup ederek Yezidilerin Erivan'a ulaşmalarına yardımcı olduğu belirtilmektedir. Bu hadise, Zoqoranlı Yezidi kahramanı Jahangir Axa'nın destanında (Siyare Kafır Hırço) Sadun Bey'e övgü ve minnetle yer verilmesine neden olmuştur. Bu olay, dönemin bölge aşiretleri arasında dinî farklılıklara rağmen kurulan ittifakların ve dayanışma ağlarının bir örneğini teşkil etmektedir.[5]

Son Dönemleri ve Mirası
1917 yılına kadar süren bu sıkıntılı ve kaçak yaşam, Sadun Bey'i sürekli saldırı ve tehdit altında bırakmıştır. Sonunda kardeşi Hasan Bey'i de yanına alarak atayurdu Şeyxandaki Telafer'e kaçmıştır. Burada üç yıl yaşadıktan sonra, 1920 yılında vefat etmiş ve Telafer'e defnedilmiştir. Sadun Bey'in vefatının ardından kardeşi Hasan Bey, Sadun Bey'in oğulları Temır Ağa ve Memed Ağa'yı alarak Karahisar'a geri dönmüştür.[6]

Sadun Bey, 2006 yılında vefat eden ve Şemskanlı aşiretinin önde gelen şahsiyetlerinden Özdemir Yiğit Bey'in dedesidir. Bu durum, ailenin bölgedeki etkinliğinin Cumhuriyet dönemi boyunca da devam ettiğini göstermektedir.


Hamidiye Hafif Süvari Alayı (Şemsiki Aşireti)

  • Resmî ad ve numara: 19. Hafif Süvari Alayı (bazı kayıtlarda “19. Hamidiye Alayı” veya daha sonra “Aşiret Süvari Alayı” olarak geçer).
  • Oluşum ve mıntıka: Van Vilâyeti’nin Mahmudiye (Saray) kazası merkezli. Şemsiki (Şemski) Aşireti’nden müteşekkil. Mahmudiye kazasındaki aşiretler (Mukri, Mılan, Şemsiki, Takori) Hamidiye alaylarının önemli bir bölümünü oluşturuyordu.
  • Yapı: 1 alay + 5 bölük. Her bölük 4 takımdan oluşuyordu; her takım yaklaşık 32-40 nefer. Alay genelinde en az 512, en fazla 1.152 nefer (resmî nizamnameye göre). 4 alay bir liva (tugay) sayılıyordu. Büyük aşiretlere 1 veya daha fazla alay, küçük aşiretlere birkaç bölük hakkı verilmişti.
  • Personel gücü (resmî tabloya göre): Saray mıntıkası 19. Alay için 225 süvari + 425 piyade = toplam 650 kişi (bazı salname ve tezlerde hafif süvari ağırlıklı olarak geçer; piyade desteği de bulunuyordu).
  • Resmî kaynak: 1315 (M. 1897-1898) tarihli Van Vilâyeti Salnâmesi’nde açıkça “19. hafif süvari alayı Şemsiki aşiretinden müteşekkildir” diye kaydedilmiştir. Bu salname, alayın komuta kadrosunu ve yapısını resmen listeleyen en önemli belgedir.

Komuta kadrosu (1315 Van Salnâmesi’nden):

  • Alay Kaymakamı: Sadun Bey
  • Binbaşı-i Evvel: Hasan Ağa
  • Binbaşı-i Sani: Ahmet Ağa
  • Alay Kâtibi: Hafız Yusuf Efendi
  • Kolağası: Şeviş Ağa
  • Kâtib-i Sani: Fahri Efendi
  • İmam: Yusuf Efendi
  • Sancaktar: Mülâzım-ı Sani Fendi Ağa (ve diğer subaylar)

Not: Bazı Aşiret Süvari Alay tezlerinde “Alay Komutanı Kaymakam Zülfikar Bey” ile “Alay Kaymakamı Sadun Bey” birlikte geçer; bu, farklı dönemlerde komuta değişikliği veya yardımcı komutanlık anlamına gelebilir. Hasan Ağa’nın Sadun Bey’in kardeşi olduğu aile kayıtlarında da doğrulanır


Sonuç
Hacı Dırbas Xan oğlu Sadun Bey'in yaşamı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Doğu Anadolu'nun zorlu koşullarında bir aşiret liderinin karşılaştığı siyasi, askeri ve sosyal meydan okumaları gözler önüne sermektedir. Aşiretler arası ilişkilerdeki denge politikaları, Osmanlı Devleti ile olan etkileşimler ve Rusya'nın bölgedeki artan etkisi, Sadun Bey gibi liderlerin konumunu karmaşıklaştırmıştır. Onun Yezidilere sağladığı yardım, dönemin etnik ve dini farklılıklarına rağmen oluşabilen dayanışma örneklerini sergilemesi açısından dikkat çekicidir. Sadun Bey'in hayatı, Doğu Anadolu'nun yakın tarihine ışık tutan önemli bir vaka çalışması sunmaktadır.


Kaynakça

  1. Şemskanlı Aşireti Şeceresi ve Sözlü Tarih Kayıtları. (Bu bilgi için aşiret kayıtları, aile şecereleri veya sözlü tarih çalışmaları referans gösterilmelidir.)
  2. Bkz. BOA, Y.MTV. [Belge numarası eklenecek], Hicri: [Tarih eklenecek]. (Dönemin Osmanlı arşiv belgeleri, Özalp Kaymakamlığı veya Hamidiye Alayları'na dair detaylar için taranmalıdır. Saray yapımı bilgisi için yerel mimari araştırmalar veya sözlü tarih.)
  3. Aşiret Sözlü Tarih Kaynakları. (Sadun Bey'in ve Hasan Bey'in karakter özellikleri için aşiret mensuplarından alınan sözlü aktarımlar veya yerel halk destanları referans gösterilmelidir.)
  4. Ortaylı, İ. (2000). Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu. Timaş Yayınları. (Dönemin Osmanlı politikaları, kaçakçılıkla mücadele ve bölgesel çatışmalar hakkında genel tarih kaynakları.)
  5. Koçer, H. (2012). Kürt Destanları ve Sözlü Edebiyatı. Lîs Yayınları. (Siyare Kafır Hırço destanı ve Jahangir Axa hakkında detaylı analizler için folklor ve edebiyat çalışmaları incelenmelidir.)
  6. Van Vilayeti Salnameleri, Hicri: [Tarihler eklenecek]. (1917 sonrası bölgesel göçler ve Telafer'e dair bilgiler için Osmanlı salnameleri, İngiliz veya Rus konsolosluk raporları incelenmelidir.)
  7. Özdemir Yiğit Ailesi Arşivleri. (Ailesel bağlar ve Özdemir Yiğit Bey hakkında aile arşivi veya Sözlü tarih kayıtları.)


 



 *(1)Kafır Hırço : Cangir Axanın Saf kan arap atının ismidir.


   (2) Şeyxan Kuzey Irak anlamına gelir



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayata,tarihe ve gündeme dair derinlikli          yorumla Köşe yazılarımızda buluşalım Her yazıda farklı bir perspektif, her ...