16. Yüzyıl Osmanlı-Safevî Sınır Bölgesinde Bir Aşiret Lideri: Şemski Aşireti'nden Hamza Bey
16.yüzyıl Osmanlı-Safevî sınır bölgesi, yalnızca iki imparatorluk arasındaki siyasî ve askerî rekabetin değil, aynı zamanda bölgesel aşiret yapılarının, yerel beylerin ve toplumsal dinamiklerin de şekillendiği çok katmanlı bir sahne olmuştur. Bu dönemde sınır hattında yaşayan Kürt beyleri ve aşiretleri, kimi zaman Osmanlı merkezî otoritesiyle uyum içinde, kimi zaman ise Safevî etkisiyle karşı karşıya kalarak kendi konumlarını yeniden tanımlamışlardır. Bu beylerden biri de Şemski Aşireti'nin önemli figürlerinden Hamza Bey'dir. Hamza Bey’in faaliyetleri ve bölgedeki rolü, bu çok katmanlı tarihsel bağlam içinde değerlendirildiğinde daha anlaşılır hâle gelmektedir.
Osmanlı arşiv kaynakları, özellikle Tahrir Defterleri ve Mühimme Defterleri, Hamza Bey’in idarî ve askerî sorumluluklarını, bölgedeki nüfuzunu ve devletle kurduğu ilişkileri ortaya koymaktadır. Bu belgeler, yalnızca bireysel bir bey hakkında bilgi vermekle kalmaz; aynı zamanda Osmanlı’nın sınır politikalarının ve aşiretlerle kurduğu pragmatik ittifakların da izlerini taşır. Modern tarih yazımında ise Celile Celil’in Kürt aşiretleri ve Kürtlerin tarihî coğrafyası üzerine çalışmaları, Hamza Bey’in içinde bulunduğu toplumsal yapıyı anlamak açısından önemli bir çerçeve sunmaktadır. Benzer şekilde, Martin van Bruinessen’in aşiret sosyolojisi üzerine yaptığı araştırmalar, Osmanlı-Safevî rekabetinin yerel aşiretler üzerindeki etkilerini çözümlemeye yardımcı olur. Bölgesel tarihçilerden Mehmet Ö. Alkan’ın Van tarihi üzerine çalışmaları ise Hamza Bey’in faaliyetlerini mekânsal bağlama oturtarak, bölgenin siyasî ve toplumsal dokusunu ayrıntılı biçimde gözler önüne serer.
Bu bilgilendirme yazımızda, söz konusu kaynakların ışığında Hamza Bey hakkında elde edilen bilgileri derlemeyi amaçlamaktadır. Böylece hem Osmanlı arşiv belgelerinin sunduğu resmî perspektif, hem de modern tarihçilerin sosyolojik ve bölgesel analizleri bir araya getirilerek, Hamza Bey’in tarihsel rolü daha bütünlüklü bir şekilde ortaya konulacaktır.
Hamza Bey'in Kimliği ve Aşiret Bağlantıları
Hamza Bey, Şemski Aşireti'nin Hamzabegi kolunun en önemli lideridir. Şemski aşireti, köken olarak 15. ve 16. yüzyıllarda Urmiye-Van hattında güçlü bir Kürt konfederasyonu olan Dunbuli (Dombuli) aşiretinin bir alt koludur. Göçer hayvancılıkla geçinen ve "beglik" unvanını taşıyan Şemski reisleri, Osmanlı kayıtlarında "ocak" olarak kaydedilmiştir.
Hamza Bey'in liderliği sadece kendi aşiretiyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda Şikaki, Livi/Sicariki ve Mukuri gibi diğer aşiretleri de kapsayan bir "federasyon" oluşturmuştur. Bu durum, özellikle Celile Celil'in "Kürt Aşiretleri" (1985) adlı eserinde, Şikakilerin "kadim Hamza Bey ailesi" ile Berriye (Mardin/Derik) bölgesinden Van'a göçünü detaylandırdığı bölümlerde vurgulanmaktadır.
Hamza Bey Federasyonu ve Bölgedeki Rolü
Hamza Bey'in himayesindeki aşiretler, özellikle Şikaki aşireti, bölgedeki Safevî saldırılarına karşı Osmanlı Devleti'nin desteğiyle önemli bir üstünlük sağlamıştır. Celile Celil, bu aşiretlerin bazı üyelerinin çobanlık ve göçer yaşam tarzları nedeniyle zaman zaman "haydutluk" olaylarına karıştığını da belirtmektedir. Mukuri (Mukurî) aşiretinin ise doğu kolunun Erivan civarından göç etmiş olabileceği ifade edilmektedir.
Hamza Bey, bu aşiretleri "ocakbeyliği" altında birleştirmiş ve toplamda 500 ila 1000 hanelik (yaklaşık 3000-5000 kişi) bir nüfusu temsil etmiştir. Osmanlı Tahrir Defterleri'nde (örneğin, Halep TD 1563), "Hamza Bey ocağı" altında bu isimler geçmekte ve aşiretlere vergi muafiyeti karşılığında sınır koruma görevi verildiği anlaşılmaktadır. Bu federasyon, Van Gölü havzasında da (Bahçesaray, Çaldıran civarı) etkili olmuştur. Her ne kadar bazı bölgelerde Şikaki aşiretinin reisi olarak anılsa da, Hamza Bey'in esasen Şemski Aşireti'nin Begzadeyi kolundan geldiği bilinmektedir.
Göç ve Van Yöresine İskân
Hamza Bey'in Berriye (Mardin Derik civarı) bölgesinden Van'a göçü, yaklaşık 1553-1567 yılları arasında, Kanunî Sultan Süleyman veya II. Selim döneminde gerçekleşmiştir. Bu göç, aslında Osmanlı Devleti'nin stratejik bir talebi üzerine vuku bulmuştur. Irakeyn Seferleri sonrası Safevî baskısının artması ve Derik-Suruç hattının güvensizleşmesi, Osmanlı'yı Van'ı (Yeni İpek Yolu güzergahı) tampon bölge olarak güçlendirmeye itmiştir. Hamza Bey, bu dönemde bir bakıma Osmanlı'nın sınır güvenliğini sağlamak amacıyla önce Berriyeye iskân ettirilmiştir.
Yerel sözlü tarihlerde, Hamza Bey'in Berriye'de kurduğu görkemli çadırın (otağ) halk arasında efsaneleştiği anlatılır. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde (1670'ler), Van civarındaki "Hamza Bey'in torunlarının otağı"ndan bahsederken, bu çadırların ipek halılar, gümüş işlemeli direkler ve 50-100 kişilik konuk kapasitesiyle bir statü sembolü olduğunu belirtmesi, göçer liderlerin yaşam tarzını yansıtmaktadır. Celile Celil de, himayesindeki aşiretlerin "Hamza Bey'in altın işlemeli çadırlarında" toplandığını kaydetmiştir.
Sözlü rivayetlerde anlatılan, Hamza Beyin Berriyede yerleştiği köy bu gün dahi Gundê Hamza Bey olarak bilinir. Burada Çok görkemli bir çadırı köye hakim bir yere kurmuş, Çevredeki Koçer beyleri Hamza Bey'in çadırını kıskanır ve aralarında çekememezlik olduğundan sürekli sürtüşmeler ve ufak çapta çatışmalar olurmuş. Bu Koçer Beylerinden Nayifê Paşê isimli bey çatışmalarda sürekli öne çıkarmış. Hamza Bey Van'a göç ettikten sonra Naifê paşê hemen Hamza beyin otağının yerine çadırını kurmuş ama asla Hamza Beyin Görkemini yakalayamadığı için şu cümleleri kurmuş;" Ne benim çadırım Hamza'nın çadırına benzer ne de ben Hamza Beyin karizmasını yakaladım demesi tarihe bir not gibi düşmüştür.
Hamza Beyin Mardin Derik civarından (Berriye) Van' göç etmesi, Yaklaşık 1560 lı yıllarda ve Kanuni döneminde gerçekleşmiştir. Bu göç aslında Osmanlının isteği ile olmuştur.
Mehdi İlhan'ın . “XVI. YÜZYILDA ŞEHRIZOL VİLAYETİ”. OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, c. 4, sy 4, Mayıs 1993 tarihli çalışmasında,
Şehrizol vilayeti, Zalim Kalesi merkezli olarak yönetiliyordu. Vilayetin en üst yöneticisi olan Mirê Miran (Beylerbeyi ) Hamza Beg, burada oturuyordu ve çok yüksek bir gelire sahipti: 559.511 akçe. Bu miktar, vilayetin toplam gelirinin yaklaşık %25’ine denk geliyordu. Diğer liva (sancak) beyleri ise kendi merkezlerinde ikamet ediyordu.
- Köylerden elde edilen gelir genellikle çift (tarım birimi) ve hane sayısıyla doğru orantılıydı. Çift sayısı arttıkça köyün geliri de yükseliyordu.
- En zengin köy: Dulhavran nahiyesindeki İncire köyüydü (36 çift, 43.376 akçe gelir).
- En yoksul köyler: Sürücek nahiyesindeki Küleki ve Küleki diğer köyleriydi (1 çift, sadece 275 akçe gelir).Nahiyeler arasında da büyük dengesizlikler vardı:
- Havari (7 köy) ve Davudan (10 köy) nahiyeleri nispeten yüksek gelir elde ediyordu.
- Nevi nahiyesi ise 106 köy ve mezraaya rağmen en düşük gelire sahipti. Bu nahiyede neredeyse hiç gelir kaydedilmeyen mezraaların büyük çoğunluğu (%90) bulunuyordu. Şehrizol vilayetinin toplam nüfusu 25.352 kişiydi.
- Nüfusun %99’u Müslüman, (Bu durumda Hamza Bey'in Yezidi olduğu tezi de çürümüş oluyor)
- %1’den azı Yahudi idi (toplam 47 hane).
Yahudiler ağırlıklı olarak şu yerlerde yaşıyordu:
- Nevseved: 22 hane
- Zalim: 21 hane
- Nehri Safa: 4 hane,
- Bu çalışmada 1550 yılından sonra Zelm Kalesinin yönetiminde başka bir beylerbeyinin olduğu ifade edildiğine göre, Hamza Beyin 1550 yılından itibaren Berriye'ye göç ettiği anlaşılmaktadır.
Osmanlı İlişkileri ve Hamza Bey'in İran Tutsaklığı Rivayeti
Hamza Bey'in Osmanlı ile ilişkisi, oğlu İbrahim'in Van sancakbeyi olmasıyla daha da pekişmiştir. Arşiv kayıtlarında (Mühimme Defter MD 25, 1574), "Hamza Beg zade Van'a iskân" emrine ilişkin kayıt mevcuttur. Bu göç, aşireti bölgede kalıcılaştırmış, ancak 17. yüzyılda Şikakiler, Celâlî İsyanları döneminde Van'da "isyancı" olarak anılmaya başlanmıştır.
Hamza Bey'in Osmanlı'ya sadakati ve liderlik duruşu, onu "yerel bey"den "bölgesel federasyon lideri"ne yükseltmiştir. Sadece Van sancağında değil, Dunbuli-Şemski kökeni sayesinde Salmas, Hoy (Xoy), Urmiye, Kotur ve Makü civarında da önemli bir figür olmuştur. Osmanlı belgelerinde "Kürd Dunbuli Hamza" olarak geçmesi bu durumu desteklemektedir. Toplam himayesi altındaki nüfusun 10.000'i aşmış olabileceği tahmin edilmektedir; Van'a göçü, birçok Kürt aşiretinin bölgeye yayılımını ve yerleşmesini sağlamıştır.
Hamza Bey'in İran tutsaklığı rivayeti,
özellikle Şemski/Şikaki aşireti sözlü tarihlerinde sıkça geçer. Celile Celil'in aktardığına göre, 1560'ların sonunda Van'a iskân sonrası Safevî akınlarında Hamza Bey ve federasyonu İran tarafına geçmiş veya baskına uğramıştır. İranlılar (Şah Tahmasp dönemi), Hamza Bey'i "zorunlu iskân" veya tutsaklıkta tutmuş olabilirler. Bu durum, Dunbuli kökenli olması nedeniyle Urmiye/Hoy civarında "hain" olarak görülüp tutuklanmasıyla ilişkilendirilebilir. Hamza Bey'in Osmanlı'ya sadık duruşu Safevî casusları tarafından "ikili oynama" olarak yorumlanmış olabilir.
Tutsaklık sürecinin 2 ila 5 yıl sürdüğü (1570'ler ortası) ve bu süreçte aşiret mallarının yağmalandığı rivayet edilmektedir. Celile Celil, bu durumu "Şah'ın Kürt beylerini Osmanlı'dan koparma politikası" olarak değerlendirir ve Bitlisli Şeref Han'ın yaşadığı benzer kaderi örnek gösterir. Hamza Bey'in yaklaşık 1578-1580 yılları arasında, Osmanlı-Safevî Savaşı'nın başlangıcında, aşiret ileri gelenlerinin fidyesi veya Osmanlı diplomatik baskısıyla (Lala Mustafa Paşa'nın doğu seferi sırasında ) serbest bırakıldığı düşünülmektedir. Van'a "yaşlı ve hasta" olarak döndüğü rivayet edilse de, oğlu İbrahim ve torunları Yusuf ve Veli Bey'in bu dönemde federasyonu etkin bir şekilde yönettiği ve Hamza Bey'in geri döndüğünde beyliğine kavuştuğu bilinmektedir. Osmanlı kayıtlarında (MD 40, 1580), "Hamza Beg zade Van'a avdet" emri bulunması, Osmanlı makamlarının Hamza Bey'in geri dönüşü için çaba sarf ettiğini ve kendisine imtiyazlar tanıdığını göstermektedir. Bu durum, aşiretlerin İran saflarına geçme veya isyan girişimlerine karşı bir önlem olarak da değerlendirilebilir. Hamza Bey'in 1578-1580 yılları arasında Van döndükten bir süre sonra durumu ağırlaşarak kendine ait çadırında vefat ettiği rivayet edilmektedir.
Hamza Bey'in Ailesi ve Mirası
Hamza Bey'in babasının adının Mir Şehabeddin'dir ve en bilinen evladı ise Van sancakbeyliğine yükselen İbrahim Bey'dir. Rivayetlere göre Hamza Bey'in birden fazla oğlu olmuş, ancak diğerlerinin isimleri hakkında net bilgiler kısıtlıdır. Sözlü kaynaklarda Mehmet Bey veya Mehmet Ağa adında bir oğlundan veya kardeşinden bahsedilse de, bu kişinin kesin kimliği belirsizdir.
İbrahim Bey'in soyu en belgelenmiş hattı oluşturmaktadır. İbrahim Bey, Hamza Bey'den sonra Van'da "beylik"i sürdürmüş (1570'ler-1590'lar). Torunları Yusuf Bey ve Veli Bey, Celile Celil'in eserlerinde İbrahim'in oğulları olarak geçer ve Van-Çaldıran hattında aşiret ocaklarını bölüşmüşlerdir. Sözlü rivayetlere göre, Mehmet'in torunları "Mala Ağalar" (büyük aile) olarak Diyadin taraflarına geçmiş ve Badoyi aşireti ile ittifak kurmuşlardır. 19. yüzyılın sonlarında Hamza Bey'in soyundan gelen torunlarının Hamidiye Alayları'nda rol aldığı da aktarılmaktadır (örneğin, Dırbas Han ve Sadun Bey).
Hamza Bey'in mirası, Kürt aşiretlerinin Osmanlı ve Safevî imparatorlukları arasındaki çekişmeli sınır bölgelerinde nasıl bir denge politikası izlediğini, özerkliklerini nasıl korumaya çalıştıklarını ve merkezî otoritelerle kurdukları pragmatik ilişkileri anlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Onun liderliğindeki federasyon, bölgenin demografik ve siyasî yapısını şekillendiren önemli bir güç olmuştur.
Kaynak:
- Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) Belgeleri:
- Tahrir Defterleri (TD): Bölgenin nüfus, vergi ve aşiret yapısını gösteren kayıtlar. Özellikle Halep Tahrir Defterleri (TD 390, 1563) ve Van Tahrir Defterleri (1570'ler) Hamza Bey ocağı ve aşiretleri hakkında bilgiler içerir.
- Mühimme Defterleri (MD): Osmanlı divanında alınan kararları içeren kayıtlar. Hamza Bey'e verilen rütbeler (MD 7, h. 974/1566), Safevî akınlarına karşı görevlendirmeler (MD 32, 1578) ve Van'a dönüşüyle ilgili emirler (MD 40, 1580) gibi bilgiler sunar.
- Evliya Çelebi Seyahatnamesi: 17. yüzyılda kaleme alınmış bu eser, Van civarındaki aşiretlerin yaşam tarzı, otağlar ve "Hamza Bey zade"lerden bahseder.
Celile Celil, Kürt Aşiretleri (İstanbul: Komal Yayınları, 1985). (PDF formatında erişilebilir.)
- Celile Celil, Kürtlerin Tarihî Coğrafyası (Komal Yayınları, 1990).
- Martin van Bruinessen, Ağa, Şeyh ve Devlet: Kürdistan'ın Sosyal ve Politik Örgütlenmesi (Çev. Banu Yalkut, İstanbul: İletişim Yayınları, 2000). (Orijinal başlık: Agha, Shaikh and State: The Social and Political Structures of Kurdistan, 1992).
- Mehmet Ö. Alkan, Van Tarihi (Van: Van Valiliği Yayınları, 2005). (Bölgesel tarihi ve aşiret iskânlarını içerir.)
- Orhan Kılıç, XVI. ve XVII. Yüzyıllarda Van (1548-1648) (Van: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yayınları, 1997).
- Richard Tapper, Frontiers of the State in the Near East (Cambridge University Press, 1997). (Göçer dinamikleri ve sınır beyliklerine dair genel çerçeve sunar.)
- S. Ağaoğlu, Van Merkez Sancağındaki Vakıflar XVI.-XVII. Yüzyıllar (Yayınlanmamış Doktora Tezi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2003). (Aşiretlerin vakıf ve timar ilişkileri.)
- Mehmet Bayrak, Kürtler ve Ulusal Demokratik Mücadeleleri (Özge Yayınları, 1993). (Hamza Bey gibi yerel liderlerin özerklik sembolü olarak değerlendirilmesi.)
Potansiyel Ek Kaynaklar
- YÖK Tez Merkezi: "16. yüzyıl Van aşiretleri", "Osmanlı Safevî sınırı", "Kürt aşiret federasyonları" anahtar kelimeleriyle taranarak ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri
- Şerefname (Şeref Han, 1597): Dunbuli beylerine ve Kürt aşiretlerinin Safevî ve Osmanlı ilişkilerine dair detaylı bilgiler içerir, bazı Dunbuli beylerinin esirlik örneklerini barındırabilir.
- Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Üzerine Sosyal Araştırmalar (Kum Saati Yayınları, 2000). (Kürt aşiret sosyolojisi hakkında.)
- Hamza Aksüt, Aleviler: Tarih, Kültür ve Kimlik (Yol Yayınları, 2012).
- Tuncay Şur / Yalçın Çakmak, Kürt Aşiretleri (2024)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder