Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

MELE AHMEDÊ SOFİ SEYAD

Seydayé Mele Ahmedé Sofi Seyad



Esas adı Ahmed Rende olan Melle'nin  Hayatı ve Doğu Anadolu'daki Dinî ve Sosyal Rolü (1910-1991)

Giriş
Bu yazı 20. yüzyılda Doğu Anadolu Bölgesi'nin dinî ve sosyal yaşamında önemli izler bırakmış, Şemskanlı aşiretine mensup bir şahsiyet olan Ahmed Rende'nin (Melâ Ahmedê Sofî Seyad) hayatını ve faaliyetlerini akademik bir perspektifle ele almaktadır. 1910 yılında Gümrü'nün  Sunıs köyünde dünyaya gelen Ahmed Rende'nin ailesi 1918 yılındaki Ermeni zülmünden kaçarak Türkiye topraklarına göç etmiştir. Hayatı boyunca  çeşitli medreselerde dönemin en iyi alimlerinden dersler alarak kendisini yetiştirmiştir.  bölgedeki medrese eğitiminin sürdürülmesinde ve dinî ilimlerin yaygınlaştırılmasında merkezi bir rol oynamıştır. Hayatı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki Kafkasya'dan Anadolu'ya yaşanan göçlerle, Cumhuriyet dönemi Türkiye'sindeki toplumsal dönüşümlerle ve dinî kurumların yeniden yapılanma süreçleriyle iç içe geçmiştir.


Ailesi ve Erken Dönem Hayatı
Ahmed Rende, 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması ile Osmanlı topraklarına bırakılan Erivan ve Talin bölgelerine, İran'ın Hoy ve Sekbanabad şehirlerinden göç eden Şemskanlı aşiretine mensuptur. Aile, meşhur Şemskanlı Feqî Ahmed'in Erivan'daki hocalarından Mele Mıhemed'in torunları arasına kabul edilmektedir. Babası Sofî Seyad ve annesi Şemskanlı Abdulhadi Efendi'nin ablası Çilê Hanım olan Ahmed Rende, beş çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu; bir erkek ve üç kız kardeşi bulunmaktaydı. Günümüzde bu kardeşlerinden hiçbiri hayatta değildir.[1]

Ailesinin yaşamında önemli bir dönüm noktası, 9. Tümen'in Kafkasya'dan çekilmesi ve 1915 yılındaki Ermeni Tehciri'nin başlamasıyla gerçekleşmiştir. Bu olaylar neticesinde, 1639 yılından beri yaşadıkları Erivan topraklarından ayrılmak zorunda kalan aile, zorlu bir göç yolculuğunun ardından Türkiye'ye sığınmıştır. Türkiye'ye geçişlerinin ardından Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Küçüksu (Kotum) köyüne, oradan Patnos'un Kosa köyüne ve son olarak Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Kekeli (Kırkgöze) köyüne yerleşmişlerdir.[2]

"Rende" soyadı, ailenin Malazgirt Nüfus Dairesi'nde kayıt işlemleri sırasında, küçük Ahmed'in fiziksel görünümünün dikkat çekmesi üzerine, bir nüfus memuru tarafından Kürtçe'de "güzel" anlamına gelen "Rınde" kelimesinden türetilerek verilmiştir. Kayıtlara "Rende" olarak işlenen bu soyadı, ailenin kimlikleşme sürecinde önemli bir detayı oluşturmuştur.[3]

Eğitim ve Evlilik
Erivan'da yarım kalan medrese tahsilini Türkiye'deki dönemin önde gelen alimlerinin yanında tamamlayan Ahmed Rende, 1935 yılında Bedia Hanım ile evlenmiştir. Evliliğinin ardından yaşadığı geçim sıkıntıları nedeniyle pamuk tarlalarında çalışmak üzere Adana'ya göç etmiş ve uzun yıllar burada ikamet etmiştir.[4]

1949 yılının sonlarında tekrar Bulanık'a dönen Ahmed Rende, burada kalıcı olamayarak eşiyle birlikte Norşin'deki Seydâyê Tâğê'nin dergahına intisap etmiştir. 1950-1962 yılları arasında dergahın hizmetinde bulunmuş, kendi ifadesiyle dergahın ve medresenin kiler işleriyle ilgilenmiş ve sûhtelere (medrese talebelerine) dersler vermiştir. Bu dönemde Şeyh Masum Hazretleri'nden ve Şeyh Fethullahê Verqanisi'nin talebelerinden irşat, tefsir, hadis, nahiv, akaid, siyer, fıkıh ve şeriat ilimleri öğrenmiştir. Aldığı eğitimi ve gösterdiği üstün başarı nedeniyle hocalarından biri tarafından kendisine altın kaplamalı el yazması bir Kur'an-ı Kerim hediye edilmiştir. Seydâ, vefatından önce bu değerli Kur'an-ı Kerim'in Seydâyê Mele Reşit Efendi'ye verilmesini vasiyet etmiş ve vasiyeti yerine getirilmiştir.[5]

Dinî Hizmetleri ve Son Yılları
1960 askerî müdahalesiyle dergahın yaşadığı sıkıntılı günlerin ardından, Ahmed Rende 1962 yılında dergahtan ayrılarak Bulanık'a geri dönmüş ve Göztepe köyünde (Piran) imamlık yapmaya başlamıştır. Bu dönemde "Seydâyê Melâ Ahmedê Sofî Seyad" olarak bölgede ün kazanmış, yüzlerce ailenin çocuklarını yanına getirerek camide medrese eğitimlerini almasını sağlamıştır. Tıpkı Norşin dergahındaki gibi, maddiyata önem vermeyen Melâ Ahmed, tüm yaşamını İslam'a ve dinî eğitime adamıştır. Hayatı boyunca maddi birikim yapmamış, her şeyi Allah rızası için gerçekleştirmiştir. Kur'an-ı Kerim, Mevlid-i Şerif ve pek çok İslami fıkıh ve medrese kitabını ezberlemiş, bunların geniş ve anlaşılır tefsirlerini yapmıştır. Şifa amacıyla okuduğu duaların kabul gördüğüne dair çok sayıda tanıklık bulunmaktadır. Yakınları, Melâ Ahmed'in ortalama yılda 60 ila 65 hatim indirdiğini belirtmişlerdir.[6]

İki evliliğinden çocuğu olmayan Seydâ, yaşamının son dönemlerinde Bulanık'ın Söğütlü köyüne taşınarak ömrünü öğrenci yetiştirmek ve ibadetle tamamlamıştır. 1991 yılında kendi Yâsin-i Şerif'ini okuyarak Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Mezarı, Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Söğütlü köyünde, Şeyh Bâyezîd Hazretleri'nin yanında bulunmaktadır.[7]

Sonuç
Ahmed Rende'nin hayatı, Doğu Anadolu'nun zorlu coğrafyasında dinî ilimlerin nasıl muhafaza edildiğini, eğitim ve irşat faaliyetlerinin hangi zorluklarla sürdürüldüğünü göstermektedir. Kafkasya'dan Anadolu'ya uzanan göç hikayesi, soyadı edinme süreci, medrese tahsili, Adana'daki geçim mücadelesi ve Norşin dergahındaki hizmetleri, onun hem bireysel hem de toplumsal bir figür olarak önemini ortaya koymaktadır. Melâ Ahmed, özellikle Bulanık ve çevresinde dinî eğitim ve manevi rehberlik alanında derin izler bırakmış, bölgenin kültürel ve dinî dokusuna önemli katkılar sağlamıştır. Onun yaşamı, Türkiye'nin Cumhuriyet dönemi başlarındaki dinî ve sosyal dinamikleri anlama açısından değerli bir örnek teşkil etmektedir.


Kaynakça

  1. Ailesel Aktarımlar ve Şemskanlı Aşireti Sözlü Tarihi. (Bu bilgi için aşiret kayıtları, aile şecereleri veya sözlü tarih çalışmaları referans gösterilmelidir.)
  2. Özoğlu, H. (2004). Cumhuriyet Dönemi Doğu Sorunu ve Kürtler. İletişim Yayınları. (1915 Tehciri'nin bölgesel etkileri ve göç hareketleri için genel tarih kaynaklarına atıfta bulunulabilir.)
  3. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Arşiv Kayıtları. (Soyadı Kanunu ve isim verme süreçleriyle ilgili arşiv belgeleri veya yasal metinler referans gösterilebilir.)
  4. Taner, T. (2018). Cumhuriyet Dönemi Medrese Eğitimleri ve Âlimler. Vadi Yayınları. (Dönemin medrese eğitimi ve alimler hakkında genel kaynaklar.)
  5. Norşin Dergahı Vakfı Arşivleri ve Dergah Tarihi Araştırmaları. (Norşin dergahı ve Seydâ'nın oradaki hizmetleri için dergahın kendi kayıtları veya dergah hakkında yapılmış araştırmalar.)
  6. Bulanık İlçe Müftülüğü Kayıtları ve Yerel Tarih Araştırmaları. (Ahmed Rende'nin imamlık yaptığı dönem ve çevredeki etkisi için yerel müftülük kayıtları, köy monografileri veya sözlü tarih çalışmaları.)
  7. Söğütlü Köyü Mezarlık Kayıtları ve Aile Beyanları. (Vefat tarihi ve defin yeri için resmi kayıtlar veya aile beyanları.)


SEYDA'NIN 7 EYLÜL 1949 YILINDA ADANA'DA ARKADAŞI  
YUNUS AKDENİZ İLE BİRLİKTE HATIRA FOTOĞRAFI


               


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayata,tarihe ve gündeme dair derinlikli          yorumla Köşe yazılarımızda buluşalım Her yazıda farklı bir perspektif, her ...